SON DAKİKA

Iğdır’da “Süper Domates” hasadı başladı

Iğdır’ın Melekli Beldesinde karpuz, kavun ve kayısının yanı sıra ekilen sofralık domatesin de hasadına başlandı.

Bu haber 20 Ağustos 2017 - 13:28 'de eklendi ve 155 kez görüntülendi.

Iğdır’ın Melekli Beldesinde karpuz, kavun ve kayısının yanı sıra ekilen sofralık domatesin de hasadına başlandı.

Iğdır’ın Melekli Beldesinde yaşayan ve ’örnek çiftçi’ olarak bilinen Abdullah Yücal, yetiştirdiği sofralık domatesin hasadına başladı.

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Özkan Yolcu, çalışkan çiftçilerin her zaman başının tacı ve kendilerinin de onların hizmetkarı olduğunu belirtti. Yolcu, “Bakanlığımızın dahil olduğu her konuda çiftçilerimizin yanında yer alacağız. Sofralık olarak tabir ettiğimiz ama halk arasında Süper olarak bilinen domates, Iğdır’ın kendine has kokusu ve aroması olan bir domates türü. İnce kabuklu ve sulu olduğu için çok fazla pazar ömrü olmayan, tamamen sofralık ve ticarete konu olmuyor. Kısa sürede olgunlaşan bu domates türü hemen tüketilmesi gerekiyor. Fakat ayrı bir lezzeti olduğu için bu domatesi yiyen bir vatandaşımız artık başka domates yemek istemeyecektir. O acıdan çiftçimiz Iğdır’a has bu domates tohumunu yaşatmaya çalışıyor. Tarım müdürlüğü olarak süper domatesimizi yaşatmak için çalışmalarımız olacak” dedi.

Melekli Beldesinde organik tarım yapan ve yetiştirdiği ürünleri bölge illere satan Abdullah Yücal, “Sofralık dediğimiz “Süper Domates” sulu leziz olduğu için günlük yenilmesi gerekiyor. Bu domatesi tadan bir insan başka bir domates tatmaz artık. Kendi soframızda tükettiğimiz domateste budur. Diğer üretilen domatesler uzun ömürlü olduğu için ihracata yönelik kullanılabiliyor. Ama bu ürünün raf ömrü düşük olduğu için en fazla bir hafta kadar dayanır. Onun için ihracatçı tercih etmiyor ve sadece sofralık yemek amaçlı kullanıyorlar. Bu domatesi kışın bulamadığımız için, bayanlarımız yazın salçasını yaparak kışa hazırlıyor” şeklinde konuştu.

“Elimizden geldiği kadar yaşatmaya çalışıyoruz”

Domatesin fiyatı çok düşük olduğu için kilosunu 60 kuruşa verdiğini belirten Abdullah Yücal, “Bu ürünü bu fiyata verdiğimiz zaman emeğimize değmiyor. Emeğimin karşılığını alamıyorum. Şu anda pazarımız olmadığı için ürünü yığıyoruz ama tezgah dediğimiz yerde römork üzerinde bekletiyor ve alıcı bulamıyoruz. Durum böyle olunca elimiz ayağımız işten soğuyor. Yarın bu ürünü ekip ekmemek arasında düşünmeye başlıyoruz. Neden çünkü pazar olmadığı için. Tarlaya baktığınız zaman nasıl emek verdiğimi görüyorsunuz. Bunun karşılığını alamadıktan sonra ben ne yapayım” ifadelerini kullandı.