SON DAKİKA

‘Kendimi 30 yaşında hissediyorum’

89 yaşındaki Gülriz Sururi, paylaştığı bikinili fotoğraflarla gençlere taş çıkarıyor. Sanatçı, “Enerjim yerinde, kendimi 30 yaşındaki insanlar gibi hissediyordum” dedi.

Bu haber 22 Kasım 2018 - 13:30 'de eklendi ve 39 kez görüntülendi.

Rol aldığı onlarca fenomen tiyatro oyunuyla ismini tarihe yazdıran Gülriz Sururi, gençlere her fırsatta destek oluyor. Sanatçı, iki yıl önce hayatını kaybeden eşi Engin Cezzar ve kendi adını verdiği, ‘Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü’nü kazananlara, 100 bin TL bağışladı. Sururi’yle hayatını, tiyatro yaşantısını ve genç kalmasının sırlarını konuştuk.

– Son dönemde neler  yapıyorsunuz?

Çok yalnız kaldığım için en iyi arkadaşım internet oldu. Yaşlanan ama hayata bağlı kadınlara, bulmaca yerine internet kullanmalarını tavsiye diyorum. Kitap okumayı bırakmasınlar ama sosyal medya sayesinde bilmedikleri şeyleri öğrenebilirler. Çocuklar ve gençler için değil ama yaşlılar için muhteşem bir arkadaş.

– Gündemi sadece sosyal medyadan mı takip ediyorsunuz?

Her zaman politikanın içindeydim. Hiçbir zaman apolitik olmadım. Gündemi sosyal medyadan takip ediyorum ama gazeteyi elime aldığım zamanki duygu bambaşka… Sosyal medya sayesinde dünyanın içinde yaşıyor gibiyiz.

– Bikinili paylaştığınız fotoğraflarınızla gündemde olacağınızı tahmin ediyor muydunuz?

2000 yılından bu yana her sene düzenli olarak paylaşıyorum ama daha önce kimsenin dikkatini çekmiyordu. Yeni gündeme geldi. Kendime bakıyorum, insanlar da baksın. Örnek olmak güzel bir şey, bundan gurur duyuyorum. Kadınlara tavsiyelerde bulunuyorum. İnsanlar, kendilerini stresten uzak tutmalı… Aynalara güzelliği için değil, kusurlarını görmeleri için baksınlar. Kadınların beş yaşı olduğunu düşünüyorum; nüfus cüzdanındaki, söyledikleri, gösterdiği, hissettikleri ve tıp yaşı…

– Siz kendinizi tıp yaşı olarak kaç hissediyorsunuz?

Yaşımı unutalı çok oldu.  60 yaşıma girdiğim gün, “Ben bu kadar olamam” dedim. Enerjim yerinde, 30 yaşındaki insanlar gibi hissediyordum.

– Yaşla ilgili nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Sokakta zor yürümeye başladım. İnsanlar, “Nasıl bu yaşta genç kalıyorsunuz? Harikasınız” diyorlar. Mesleğimin dışında ikinci baharımı yaşıyorum.

– Nasıl besleniyorsunuz?

En önemli olan şey gen… Genç bir anne-babanın aşk çocuğuyum. Gençlik yıllarımda da çok beğenildim. Kendimi seviyorum. Her sabah kaktığımda tartılıyorum. Kilo aldığımı gördüğüm zaman, o gün yediklerime dikkat ediyorum. Hayatımda hiç diyet yapmadım.

– ‘Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü’nü kazanan genç isimlere IKSV aracılığıyla 100 bin TL bağışladınız. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Ülkemizde sanat sevilmiyor. Engin’le, yaşadığı dönem böyle bir şey düşünüyorduk. Bunu hayata geçirdiğim için çok mutluyum. Biz yolcuyuz, tiyatro hancı…

 Sonsuza kadar devam edecek. Sinema ve dizi gibi bir şey değil, seyirciyle göz temasıyla oynuyorsunuz. Mesleğim çok değerli, benim gelmişim ve geçmişim orasıysa, geleceğim de orası olacaktır.

– Her sene gençlere bu teşvik parası verilecek mi?

İlk olarak sadece 20-30 yıl olacağını düşünmüştüm. Ama bağışladığım rakam, faiziyle birlikte kendi kendini yaşatabiliyor. Engin’in de böyle olmasını isterdi.

– Maddiyata hiç önem vermiyorsunuz…

Gençliğimde de vermedim. 50 yaşıma kadar hiç mülk sahibi olmadım. Tiyatrodan kazandığımızı, oraya harcadık. Hiç gayrimenkul yatırımımız olmadı. Üstelik borçlanarak oyunları sahneledik. Çok çocuk okuttuk. Bu ülkede eğitime     çok inanıyorum.

‘Unutulmak istemediğim için tiyatroyu bıraktım’

– Tiyatroyu neden erken bıraktınız?

18-19 yıl önce tadında bırakmak istedim. Çok daha fazla oyunda oynayabilirdim. Terk edilip, unutulmak istemediğim için böyle bir şey tercih ettim. Ama sahneyi bıraktığım günkü gibi kendimi iyi hissediyorum. Gençlere yerimi bırakmak istedim. Bizden sonra gelen Selçuk Yöntem, Zuhal Olcay, Tilbe Saran ve Haluk Bilginer gibi jenerasyondaki isimler çok başarılılar.

 ‘Pişman olduğum tek şey sinema’

– Yeşilçam filmlerinde neden oynamadınız?

Pişman olduğum tek şey, sinemada olmamak. Hiç doğru düzgün senaryo gelmedi. Aslında fotojenik biriydim. Neden teklif gelmediğini o dönem hep düşündüm. Tiyatroda çok yoğun olduğum için, gelmiyordur diye  kendimi teselli ediyordum.

Bir Atıf Yılmaz filminde yer almak isterdim.